18 Ocak 2017

✯ #17 çelınc / 2. gün

aslında bugünün cevabını dün gece yazacaktım ama bir önceki yazıda kendimi anlatırken bahsettiğim o kötü huyum yüzünden şimdiye kaldı. çocuklar iki gün sonra karne alacak ve ben hâlâ öğrenci yorumu yazıyorum, peki neden? çünkü son andacılık. 

neyse hemen ikinci günü şey edeyim. belki on ikiden sonra da yarınki soruyu şaaparım. 

sorular burada

bugünün sorusu diyor ki: kalbini kazanmanın beş yolu. 

1. iyi niyetle yapılan her şey benim kalbimi kazanır. bu her zaman şahane sonuçlar doğurmuyor elbette ama olsun. önemli olan niyet. 

2. nezaketli bir takım girişimler. ama nezaket derken yapay bir kibarlıktan bahsetmiyorum. mesela bir başkasını rahatsız etmemeye çalışmak, kimsenin alanına girmeme çabası, ona ve seçimlerine saygı duyduğunu hissettiren kimi davranışlar. ya da mesela merdivenleri silen ablayla apartmanda karşılaştığımızda "hocam ben sabahları erken geliyorum, zili çalıp rahatsız etmeyeyim, siz kapıya şaşal şişede su bırakın, ben alırım." demesi. böyle şeyler. 

3. hayvan sevgisi. ama evdeki hayvanını sevip etrafa gözünü, kulağını tıkamak değil bu söylediğim. son parasıyla sokakta bulduğu kediyi veterinere götüren bir insan nasıl kötü biri olabilir ki mesela? yok, olamaz bence. 

yalnız şöyle de bir istisnası var bu işin. burnu düşse almayacak kadar kibirli olduğu için insanlarla düzgün ve gerçek ilişki kurmayı beceremeyip de çareyi hayvansever olmakta bulan insanlar da var. onların kalbimi kazanacağını pek sanmıyorum. (ama şimdi belli de olmaz, bilemedim.) 

4. empati ve içlilik. ay bunu nasıl açıklayacağım ki şimdi? şöyle örnekler vereyim, mesela annem haberleri izleyemiyor. dünya yansa annem iki ay sonra öğrenir. eskiden çok kızardım haber izlemediği için ama sonraları anladım ben onu. çünkü annem her izlediği haberde başına kötü şeyler gelen o insanların yerine koyuyor kendini ve o insanlar adına içleniyor. birinin evi yanmış mesela, annem "yazık bu soğukta nereye gidecekler?" diye dertleniyor, yediği mandalina boğazına düğümleniyor falan. sadece empati değil bu, içli bir şekilde onun derdini dert edinmek. böyle bir insan kalbimi kazanmasın da kim kazansın?

5. acıyı bal eylemek. yani tam olarak belki bu da değil ama şöyle anlatayım. bir derdi olduğunda sanki dünya onun çevresinde dönüyormuşçasına etrafı velveleye veren insanlardan hazzetmiyorum. sürekli bir mağdur edebiyatı, bir drama queenlik falan bunlar deli gibi soğutuyor beni. ve bunun tam tersi olabilen insanlara çok saygı duyuyorum. 

mesela şu türkünün sözlerini hatırlıyor musunuz? peki hikayesini?


aşık daimi bu türküyü 12 eylül döneminde bir çatışmada ölen oğlu için eşine yazmış.

sanırım bir insan için çocuğunu kaybetmekten daha acısı yoktur. bu acıyla baş etmeye çalışırken bir de eşini teselli etmek, hem de böyle sözlerle.. 

bu hem kalbimin kapılarını o insanın ruhuna sonuna kadar açabileceğim, hem de önünde sonsuz bir saygıyla eğileceğim bir şey benim için. 

öyle işte.. 

balkabağına dönüşmeden başardım ya ikinci günün cevabını yazmayı kendimle gurur duydum şu an. gerçi buna seviniyor olmam da tam olarak nedir? evet, son andacılık. 

öptüm. 







16 yorum :

  1. Annen gibi insanlara çok nadir rastlanıyor. Öyle birini buldun mu sımsıkı sarılıp bırakmamak gerekiyor. Ve sonuç olarak, iyilik daha doğrusu iyi yüreklilik her kalbin anahtarı sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cumartesi buluşacağım annemle, yazdıklarımı ve senin yorumunu anlatayım da sevinsin. böyle şeylere çok seviniyor. hatta blogda ondan bahsetmeme genel olarak çok seviniyor sonra da "resmimi de koydun mu? ay düzgün bi' resmimi koysaydın bari." diye gereksiz telaşlar falan yaşıyor. :)))

      Sil
  2. İyilik her kalbin anahtarı demiş bir blogger arkadaşımız aynen dediğine katılıyorum bende. Bazen öyle şeyler oluyor ki, hiç tanımıyoruz, hiç daha önceden de görüşmemişiz, fakat bir şekilde bir yerde karşıalşıp göz göze geliyoruz. Herşey ondan sonra yoluna giriyor. Sanki sihirli bir değnek herşeyi mutlu olabileceğimiz şekilde tanzim ediyor. Şaşırıyorsunuz. Bir bilge; fazla konuşmaya gerek yok, "kalb kalbi bulur" diyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her zamanki gibi yaptığınız pozitif yorumlar için teşekkür ediyorum. naif yorumlarınızı burada görmek beni çok sevindiriyor.

      Sil
  3. Gerçek hayvan sevgisi özeldir bence de. Ego tatmini veya başka nedenlerden yola çıkanlar hayvansever olamaz. Sırf evinde köpek bakıyor diye bir insana hayvansever diyemem çünkü bazı insanlar var dediğin gibi sokaktaki canları umursamıyor ve hatta sirklere gidiyor, kürk almayı marifet biliyor ve türlü hayvan zalimliklerini görmüyor. Yazık olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben umutla hayvan yemenin yasaklanacağı günü bekliyorum. gerçekten çatır çatı, her an, her yerde bu yamyamlığa şahit olmak sanırım en çok canımı sıkan şey bu hayatta.

      Sil
  4. Ah benim annem de seyretmese ya haberleri. 4.maddede annemi okudum sanki. Ben de öyleyim aslında ve huyumu bildiğim için özellikle televizyondan haberleri minimumda tutuyorum. Ancak annem aynı zamanda drama queen de olduğu için özellikle izleyip ağlıyor diye düşünmüyor değilim:) Biz de böyleyiz işte ailecek:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa hem içli hem de komiksiniz. :))

      Sil
  5. Böyle mi güzel yazılır..Kalbimi kazandınız daha tanımadan..Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :) benden de sevgiler. <3

      Sil
  6. Anneciğine sarılmak istedim :) Bu zamanda böyle insanlar bulmak çok zor, herkes bir ben derdinde, ego savaşında...
    Hayvanseverlik konusuna sonuna kadar katılıyorum, nokta atışı yapmışsın resmen bu konuda ♥

    Şu çelınç meselesini iyi ki çıkarttın ortaya, sanki neşelendi bloglar azıcık :) İyi ki dediğiniz insanlar yanıbaşınızdan ayrılmasın :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çelınc iyi oldu evet, birbirimizi tanıdık böylece. aynılarını diliyorum böyle kat be kat. sevgiler. :)

      Sil
  7. Leylak hanım'dan duyup ben de geldim ve merhaba diyorum 😊
    http://radyoz.info/2017/01/19/bir-kac-gun-once-sevgili/

    YanıtlaSil
  8. Annene benim yerime de bir sarıl <3 Benimki de Aşık Daimi'yi pek sever, bana bazen email olarak youtube linki gönderiyor, nasıl öğrendi bunu yapmayı bilmiyorum, sormaya da çekiniyorum :D
    Ay hakikaten neredeyse aynı insanmışız gibi yazmışız gene ahhahhha! 5. maddeyi çok kıskandım, aklıma gelseydi ben de yazardım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mina bak sana ne zamandır söyleyeceğim hep unutuyorum. hayatımda gördüğüm en şahane twitter bio'sunun anneninki olduğuna o kadar eminim ki. "sonra işte yaşlandım"

      bunun için de sen gidip annene sarılır mısın benim için? ayrıca teknoloji ile az daha ilgilense seni bile klonlar bence annen. çok hayranıyım ben onun.

      5. madde bence sende de var. yani sadece senin de kalbini böyle insanlar çalar, evet anlamında değil. tam olarak öyle birisin sen de. acısını dramatize etmeyen, sulandırmayan. ben biliyorum öyle olduğunu. (sarıldım bir panda kadar sıkı bir şekilde.)

      Sil

Yorum